Genel Hukuki Bilgiler

Sözleşme Kurulurken İrade Bozuklukları

Türk Borçlar Kanunu’nun 30-39. maddeleri arasında düzenlenen irade bozukluğu halleri; yanılma, aldatma ve korkutma olmak üzere üç başlık altında incelenir.

Sözleşme Kurulurken İrade Bozuklukları

Yanılma

Yanılma, bir kişinin olayları gerçekte olduğundan farklı şekilde anlaması, yanlış yorumlaması veya beklenti ve tahminlerinde yanılgıya düşmesidir. Sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf, sözleşme ile bağlı olmaz.

Yanılmanın Halleri

Türk Borçlar Kanunu’nda yanılma 3 halde düzenlenmiştir bunlar ise şöyledir;

  • Açıklamada yanılma
  • Saikte yanılma
  • İletmede yanılma

Açıklamada Yanılma

TBK’nın 31. Maddesinde açıklamada yanılma halleri düzenlenmiştir. Buna göre özellikle aşağıdaki haller esaslı yanılma sayılır;

  • Yanılan, kurulmasını istediği sözleşmeden başka bir sözleşme için iradesini açıklamışsa.
  • Yanılan, istediğinden başka bir konu için iradesini açıklamışsa.
  • Yanılan, sözleşme yapma iradesini, gerçekte sözleşme yapmak istediği kişiden başkasına açıklamışsa.
  • Yanılan, sözleşmeyi yaparken belirli nitelikleri olan bir kişiyi dikkate almasına karşın başka bir kişi için iradesini açıklamışsa.
  • Yanılan, gerçekte üstlenmek istediğinden önemli ölçüde fazla bir edim için veya gerçekte istediğinden önemli ölçüde az bir karşı edim için iradesini açıklamışsa.

Basit hesap yanlışlıkları sözleşmenin geçerliliğini etkilemez; bunların düzeltilmesi ile yetinilir.

Saikte Yanılma

TBK m. 32’de, saikte yanılma düzenlenmiştir. Kural olarak bunun esaslı bir yanılma olarak değerlendirilmeyeceği belirtilmiştir. Fakat yanılan kişi yanıldığı saiki sözleşmenin temel unsuru olarak kabul etmekteyse ve bu durum dürüstlük kuralına uygun bir şekilde iş ilişkilerinde geçerli sayılabiliyorsa, yanılma esaslı hale gelebilir. Bununla birlikte, söz konusu yanılmanın karşı tarafça da bilinebilir olması şarttır.

Saikte yanılma, esaslı yanılma sayılmaz. Yanılanın, yanıldığı saiki sözleşmenin temeli sayması ve bunun da iş ilişkilerinde geçerli dürüstlük kurallarına uygun olması hâlinde yanılma esaslı sayılır. Ancak bu durumun karşı tarafça da bilinebilir olması gerekir. (TBK m. 32)

İletmede Yanılma

Yanılma, bazen irade beyanının iletilmesi sırasında aracı kişinin ya da kullanılan aracın hatalı aktarmasından kaynaklanabilir. TBK m. 33 uyarınca, sözleşmenin kurulmasına yönelik iradenin haberci, çevirmen gibi bir aracı ya da teknik bir araç tarafından yanlış iletilmesi durumunda da yanılma hükümleri uygulanır. Bu tür yanılma, iletmede yanılma olarak değerlendirilir.

Yanılmada Dürüstlük Kuralları ve Kusur

Yanılan, yanıldığını dürüstlük kurallarına aykırı olarak ileri süremez. Özellikle diğer tarafın, sözleşmenin yanılanın kastettiği anlamda kurulmasına razı olduğunu bildirmesi durumunda, sözleşme bu anlamda kurulmuş sayılır.

Yanılan, yanılmasında kusurlu ise, sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Ancak, diğer taraf yanılmayı biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, tazminat istenemez. Hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda, hakim, ifadan beklenen yararı aşmamak kaydıyla, daha fazla tazminata hükmedebilir.

Aldatma

Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir.

Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir.

Korkutma

Taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı değildir. Korkutan bir üçüncü kişi olup da diğer taraf korkutmayı bilmiyorsa veya bilecek durumda değilse, sözleşmeyle bağlı kalmak istemeyen korkutulan, hakkaniyet gerektiriyorsa, diğer tarafa tazminat ödemekle yükümlüdür.

Korkutma

Korkutmanın Koşulları

Korkutulan, içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı ise, korkutma gerçekleşmiş sayılır.

Bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı korkutmasıyla sözleşme yapıldığında, bu hakkı veya yetkiyi kullanacağını açıklayanın, diğer tarafın zor durumda kalmasından aşırı bir menfaat sağlamış olması hâlinde, korkutmanın varlığı kabul edilir.

İrade Bozukluğunun Giderilmesi

Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.

Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.

Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Furkan DİLER

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu